On Dokuzuncu Bölüm
Kalk… Yüzüncü Kez Bile Olsa
Tökezledikten sonra nasıl dönersin?
Spor çantası aylardır Karim'in odasının kapısında duruyordu. Oysa onu çantadan uzak tutan ateş yalnızca iki hafta sürmüştü. Yaz sonunda yurda döndüğünde çantayı bıraktığı gibi buldu. İçeri girerken çantasının askısı spor çantasına takıldı. Askıyı kurtarıp çantasını yatağa koydu. Telefonunda eski pazar alarmı, spor çantasında hastalanmadan önce yıkadığı tişört vardı. Fermuarı açıp kapattı. Karim hastalandığından beri tek başına koşan oda arkadaşı geldi. “Hadi birlikte dönelim,” dedi. Karim, “Eski gücüme kavuşunca,” diye karşılık verdi. Arkadaşı tartışmadı. Karim dört ayı hatırladı. Başta yalnızca pazar günleri koşmuş, sonra haftada dört kez koşmaya başlamıştı. Ta ki kışın o iki haftalık ateş gelene kadar. Ayakkabıyı çıkardı. Son koşusundan kalan düğüm hâlâ duruyordu. Çözmeye çalışırken daha da sıkılaştırdı. Ayakkabıyı çantanın dışında bıraktı. Pazar sabahı pencereye gitti. Oda arkadaşı kapıda ayakkabısını bağlıyordu. Bildiği soruyu duydu: “Koştun mu?” “Henüz değil,” dedi. Arkadaşı anahtarını aldı, kapıyı aralık bıraktı. Karim'in ekranında alarm belirdi: “Pazar, saat altı, park.” Ne sesi susturdu ne yerinden kalktı. Aralık kapıdan arkadaşının merdivendeki ayak sesleri geldi. Sonra kayboldu.
Bir günü kaçırabilirsin. Ardından, yokluğunu bir haftaya uzatan cümleyi duyarsın: Bütün emek boşa gitti. Her ara veriş bir sürçme değildir. Hastalanınca dinlenmek de hakkındır. Peki dönebilecek duruma geldiğinde, olanı hangi cümleyle anlatırsın? Verdiğin aranın uzunluğuyla kendin hakkında vardığın yargının ağırlığını karşılaştır.
Tökezlemekle düşmek arasındaki mesafe
Sürçme küçük, sınırlı bir olaydır. Kaçırılan bir gün, plana uymayan bir öğün ya da spor salonuna gidilmeyen iki hafta. Eski düzene dönüş bundan çok daha büyüktür: Başlamadan önceki hâline bütünüyle geri dönmek.
Araştırmacılar Alan Marlatt ve Judith Gordon, bağımlılık tedavi programlarında tam da bu geçişi inceledi. Olanı açık bir terimle adlandırdılar: yoksunluk ihlali etkisi1.
Bir davranıştan uzak durmaya karar veren kişi, sürçtüğünde bunu acımasızca yorumlayabilir: Ben başarısızım. Bu yorum bütünüyle geri dönmenin kapısını açar: Zaten başarısız olduysam neden durayım? Tekrarı önlemek için verdiği hüküm, onu tekrarın içine iter.
Sürçmeden önce ve sonra çizgi
3. bölümde Karim'i ve bir ay sonra onu yeniden bir paket sigaraya götüren kafe sigarasını hatırlayabilirsin. Orada ilk istisnanın emsal oluşturduğunu, kesin sınırın bunu önlediğini söyledik. Burada ise sürçmenin eski düzene dönüş olmadığını söylüyoruz. Hangisine inanacağız?
İkisine de. İki farklı anda. Kesin sınır ilk adımdan önce iş görür. Aşılırsa, sonraki cümle karar verir: Tek bir sigara mı, bütünüyle geri dönüş mü? Karim kafede içtiği sigarayı bir sonraki gece buluşmasında gerekçe yaptı. 6. bölümde tanıdığın avukat bu savunmayı iyi bilir: Madem sınır aşıldı, artık fark etmez.
Karim, “Bir sigara içtim. Şimdi yeniden sigaradan uzak duracağım,” deseydi kendine bir fırsat vermiş olurdu. Çizgi başlangıcı korur. Cümle ise çizgi aşıldıktan sonrasını.
Karim'in bu yıl koşuya ara vermesi bir sürçme değildi. Hastalıktı. O sırada dinlenmek ihmal değil, hakkıydı. Sorun, sonrasında kendi gücü hakkında toptan verdiği hükümdü.
Araştırmacılar James Prochaska, Carlo DiClemente ve John Norcross, bağımlılık davranışlarını değiştirme üzerine araştırmaları gözden geçirdikleri bir çalışmada değişimin aşamalarını gösteren bir harita sundular: Değişimi düşünmemekten düşünmeye, ardından hazırlığa, eyleme ve sürdürmeye2. Haritalarında eski düzene dönüş yolun sonu değildir. Kişiyi önceki bir aşamaya götürür. Oradan yeniden başlar.
İnceledikleri araştırmalarda, bağımlılık davranışı sona ermeden önce bu aşamalardan birkaç kez geçmek yaygın bir örüntüydü. Bu haritada değişim her zaman düz bir çizgide ilerlemez.
Tökezleme tekrarlanıyorsa kendine yeniden hüküm vermek yerine, planda ya da destekte neyin değişmesi gerektiğini sor.
Elli gece, ardından dönüş
6. bölümde Kâ'b bin Mâlik'in hazırlığı ertelediğini, sonra doğruluğu seçtiğini gördük. Peygamber'in ﷺ emriyle insanlar onunla konuşmayı kesmişti. Bu durum, boykotun başlangıcından itibaren elli gece dolana kadar sürdü. O sabah, sabah namazından sonra Sel' Dağı'ndan kendisine müjde veren bir ses duydu. Secdeye kapandı, sonra Peygamber'in ﷺ yanına gitmek üzere yola çıktı. İnsanlar onu karşılıyor, tebrik ediyordu. Mescide girdiğinde Talha bin Ubeydullah kalkıp yanına geldi, elini sıktı ve onu tebrik etti. Kâ'b, Talha'nın bu davranışını hiç unutmadığını söyler.
Hikâye ilk itirafla bitmez. Ardından uzun bir zaman geçer. Sonra buluşma, tebrik ve gelecek için bir söz gelir: Kâ'b, ömrünün geri kalanında doğruluğa bağlı kalmayı seçti. Dönüş, olanı silmek değildi. Bundan sonra ne yapacağını anlattığı bir başlangıçtı.
Bizi Kâ'b'ın hikâyesinden bu bölümün aracına taşıyan şey, olayı anlatmaktan açıkça belirlenmiş bir sonraki eyleme geçmektir. Bir başkasının hikâyesindeki bekleme süresini kendi dönüşüne ölçü yapma. Atabileceğin adımın zamanını şimdi belirleyebilirsin.
Müjde şöyleydi: “Annenin seni doğurduğu günden beri geçirdiğin en hayırlı günü müjdeliyorum sana!”3.
Çözülmemiş bir düğüm
Karim telefonunda hastalanmadan önce uyguladığı koşu programını aradı. İlk günün süresi, şimdi yapabileceğinden uzundu. Gelecek hafta için dört antrenman belirledi. Sonra kapıdaki ayakkabıya baktı. Arkadaşına, “Ya eskisi gibi dönerim ya da hiçbir faydası yok,” dedi. Arkadaşı programın ilk kutusunu gösterdi: “Bu bugün mü?” Karim ekranı kapattı. On dakikalığına çıksa eski çizelgede buna ayıracak bir kutu bulamayacaktı. Çantanın fermuarını ikinci kez açtı. Tişörtü çıkarmadan yine kapattı.
Bir Sürçmeden Sonra Üç Cümle
Tökezledikten sonraki ilk dakikada, büyümeden önce cümleni düzelt. “Her şeyi mahvettim” yerine geçecek üç cümle ve onları tamamlayacak iki adım:
Ne zaman kullanmalı? Alışkanlığını kaçırdıktan sonraki ilk dakikada ya da eski hâline kavuşana kadar dönüşü ertelediğinde. Süre: Yazmak için beş dakika. Ardından, durumunun izin verdiği ölçüde, zamanını bugün belirleyeceğin bir dönüş adımı.
- Olanı anlatan cümle: Olanı, sende uyandırdığı duygunun büyüklüğüyle değil, gerçek boyutuyla anlat. “Hastalık yüzünden iki hafta ara verdim. Sonra dönüşü aylarca erteledim” doğru bir cümledir. “Her şeyi kaybettim” ise abartılıdır.
- Ayıran cümle: Şunu yaz: Sürçme bir olaydır, yeni bir kimlik değil. İki haftada tembel olmadın. Tıpkı önceki dört ayda kahraman olmadığın gibi.
- Dönüş cümlesi: Haftanın başlangıcını ya da “eski gücünün” bütünüyle geri gelmesini bekleme. Bugün, yapabileceğin en küçük biçimiyle dön: Bir saat yerine on dakika.
- Kusursuz devamlılığa değil, dönüşün kendisine bir tanık seç: Bütünüyle hazır olana kadar ortadan kaybolmak yerine, bir arkadaşına “Bugün döndüm. Küçük bir adımla da olsa,” de.
- Hastalığın zorunlu kıldığı arayla kendi seçtiğin arayı ayır: İlki için kimse yargılanamaz. İkincisi için pişmanlık duyabilirsin. Ancak kendi gücün hakkında toptan ve kesin bir hüküm vermene gerek yok. İki durumda da, ara vermeden önceki gücüne değil, bugünkü gücüne uygun bir dönüş adımı belirle.
Düşersen: Olanı anlatan cümleyi yeniden yaz. Küçük adım için en yakın fırsatı belirle ve tanığından yeniden destek iste.
Pazartesi sabahı Karim bir kâğıda şunu yazdı: Hastalık yüzünden iki hafta ara verdim. Sonra dönüşü aylarca erteledim. Altına bir satır ekledi: Hastalık bir olaydı. Sonrasında verdiğim hüküm başka bir olay. Arkadaşı çıkmak üzereyken ona seslendi: “Bugün benimle gel. Yalnızca on dakika.” Arkadaşı, “Pazarı beklemiyor muyuz?” diye sordu. “Bugün yapabildiğim kadarıyla dönüyorum,” dedi. Yakındaki dönemece kadar çıktılar. Dakikalar dolmadan nefesi kesildi. Arkadaşı yanında yürümeye başladı. Yolun geri kalanını birlikte yürüdüler. Odada şunu yazdı: On dakika dışarı çıktım. Yarısında yürüdüm. İlk hafta iki kez koşuya çıktı. İkinci hafta bir gece geç yattı ve bir günü kaçırdı. Arkadaşından mesaj geldi: “İneyim mi?” Haftanın bittiğini yazmak için elini uzattı. Durdu. “Düşersen” satırına döndü. “Bir gün kaçtı. Yarın on dakika,” yazdı. Ayakkabıyı kapıya koydu. Bu kez yatmadan önce düğümünü çözdü. Ertesi gün kapının eşiğine arkadaşından önce vardı.
Tanık çekildiğinde
Dışarıdan tanık olan kişi duvar değil, iskeledir. Yapı sağlamlaşana kadar sana yardım eder. Sonra yavaşça çekilir.
Karim bir gece, tanımadığı kullanıcı adlarıyla oyun oynadı. Oyun bittikten sonra mesajlarına döndü. Her zamanki ekibinden kimsenin okumayacağı bir cümleyi düzeltti. Bu kez kimse ona sormamıştı. Kendine kendisi sordu: Adımı bilselerdi bunu yine böyle yazar mıydım? Tanık böyle iş görür. Önce soruyu o sorar. Sonra karşısındaki, bu soruyu kendine sormayı öğrenir.
8. bölümde, kendi imzanı atacağın şeyi seçmeden önce miras aldıklarını gözden geçirmeye nasıl başlayacağını gördük. Sözün için de aynısı geçerli: Onu kimin için tuttuğunu değil, neden tuttuğunu bildiğinde. Psikologların 1. bölümde “içsel düzenleme” dediği şey budur.
Arkadaşının sorularını zorunlu bir takvime göre değil, ihtiyacına göre azalt: Her günden haftada bire, sonra yalnızca sen ona haber verdiğinde. Defterin ve bir satır kalır: Gittim ya da gitmedim. Tökezlersen yeniden desteğini iste.
Sonunda iskeleye ihtiyaç kalmayıp bütün tanıklar çekildiğinde, yalnız kalmazsın. İhsanın anlamı kalır: “Sen O'nu görmesen de O seni görmektedir.” (Buhârî 50, Müslim 8). Kaybolmayan, uyuklamayan, her salı bir mesaj beklemeyen bir tanık. Kitabın başında insanlardan tanıklar ödünç aldık. Çünkü başkasına alışmamıştık. Sonunda ise bizi başından beri göreni hatırlıyoruz.
Dönüşü hak etmek için kaç kez tökezlediğini saymana gerek yok. Şimdi sana uygun tek bir adıma ihtiyacın var. Hiç tökezlememiş birine yakışacak bir adıma değil.
Tökezledikten sonraki ilk dakikalar
Denemek için yeniden tökezlemeyi bekleme. Bıraktığın son alışkanlığı seç. Bir deftere ya da dikkatini dağıtmayacak başka bir yere onun hakkında yalnızca üç cümle yaz: Karim gibi, gerçek sayılarla olanı anlatan bir cümle. Ardından ayıran bir cümle: Ne bir olaydı, neyi bir hükme dönüştürdün? Sonra bir dönüş cümlesi. Önümüzdeki bir saat içinde yapabileceğin en küçük biçimiyle.
Kitabı kapatmadan önce şu cümleyi tamamla: “Bir dahaki tökezleyişimde kendime ilk söyleyeceğim şey…”
Mazeretler seni bir yere götürmez. Başarısızlıktan geçerek süren kararlılık götürür.
Bu sayfalar tökezlemeni önlemez. Ama tökezlemekle ayağa kalkmak arasındaki mesafeyi kısaltabilir. Şimdi yazdığın adım başlangıçtır.
Dersler başlamadan önceki son hafta sonunda Karim ailesini ziyaret etti. Mahallenin gençleri onu yakındaki kafeye, bir gece kâğıt oynamaya çağırdı. Üç kişiydiler. Dördüncüleri eksikti. Biri kâğıtları dağıttı. Masanın kenarında, rengini tanıdığı açık bir sigara paketi duruyordu. İki el sonra eski bir arkadaşı paketi uzattı: “Bir tane?” Karim elini cüzdanına koydu. Parmaklarının altında, kartın aşınmış kenarı vardı. Çıkarmadan da üzerindeki satırı biliyordu.
Karim, “Ben sigara içmem,” dedi.
Kaynaklar (3)
- 1Marlatt, G. A., & Gordon, J. R. (Eds.). (1985). Relapse Prevention: Maintenance Strategies in the Treatment of Addictive Behaviors. Guilford Press.
- 2Prochaska, J. O., DiClemente, C. C., & Norcross, J. C. (1992). In search of how people change: Applications to addictive behaviors. American Psychologist, 47(9), 1102–1114. https://doi.org/10.1037/0003-066X.47.9.1102
- 3Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Kitâbü'l-Meğâzî, hadis 4418 (Kâ'b bin Mâlik). https://sunnah.com/bukhari:4418